top of page
Çocuğumun Her Sorununu Çözmeye Çalışmak Ona Yardımcı Oluyor mu?

Çocuğumun Her Sorununu Çözmeye Çalışmak Ona Yardımcı Oluyor mu?

15 saat önce
4 dakikada okunur


Bir çocuk üzüldüğünde onu mutlu etmek, zorlandığında ona yardım etmek, bir sorun yaşadığında hemen çözüm bulmak isteriz. Çünkü çocuğumuzun üzülmesine, hayal kırıklığı yaşamasına ya da kendini çaresiz hissetmesine dayanmak kolay değildir. Bazen onun yaşadığı zorluğu hafifletmek, bazen de hiç yaşamamasını sağlamak isteriz.

Peki, çocuğumuzun karşılaştığı her sorunu çözmeye çalışırken ona gerçekten yardımcı oluyor muyuz?

Çocuğumuzu korumak isterken onun kendi başına baş edebilme becerisini geliştirmesine farkında olmadan engel oluyor olabilir miyiz?

Her Zorluğu Ortadan Kaldırmak Zorunda Değiliz

Çocuğumuz okulda bir arkadaşıyla sorun yaşadığında hemen araya girmek, bir ödevde zorlandığında cevabı söylemek ya da başarısız olduğunda hayal kırıklığını hemen gidermeye çalışmak oldukça tanıdık davranışlardır. Bunların arkasında çoğu zaman sevgi, koruma isteği ve çocuğumuzun iyi olmasını sağlama arzusu vardır.

Ancak çocukların gelişimi yalnızca mutlu oldukları, her şeyin yolunda gittiği anlarda gerçekleşmez. Zorlandıkları, bekledikleri sonucu alamadıkları, bir sorun karşısında çözüm aradıkları anlar da gelişimlerinin önemli bir parçasıdır.

Bir çocuk, yaşadığı her güçlükte bir yetişkinin çözüm üretmesine alıştığında zamanla kendi çözümlerini geliştirmek için daha az fırsat bulabilir. Oysa çocukların problem çözme becerileri, duygularını düzenleme kapasiteleri ve kendilerine duydukları güven, deneyim kazandıkça gelişir.

Burada önemli olan, çocuğu zorluklarla baş başa bırakmak değil; zorluklarla karşılaştığında yanında olarak kendi çözümünü bulabilmesine alan açmaktır.

Çocuğumuzun Üzülmesine Neden Bu Kadar Zor Dayanıyoruz?

Bazen çocuğumuzun yaşadığı sorun kadar, o sorunun bizde uyandırdığı duygular da davranışlarımızı etkiler.

Çocuğumuz ağladığında kendimizi yetersiz hissedebilir, bir sorun yaşadığında onu koruyamadığımızı düşünebilir ya da üzülmesine dayanamadığımız için yaşananları hemen düzeltmek isteyebiliriz.

Örneğin, oyunda kaybeden bir çocuğun ağladığını düşünelim. Ebeveyn, çocuğunun üzüntüsünü yatıştırmak için hemen yeni bir oyun başlatabilir, kaybetmenin önemli olmadığını söyleyebilir ya da bir sonraki sefer kazanması için onu yönlendirebilir.

Oysa çocuğun o anda ihtiyacı her zaman çözüm değildir. Belki de yalnızca hayal kırıklığının anlaşılmasına ve bu duyguyla baş edebileceğini deneyimlemeye ihtiyacı vardır.

“Kaybettiğin için çok üzüldün. Kazanmayı gerçekten istiyordun.”

Bazen böyle bir cümle, çocuğun duygusunu ortadan kaldırmaya çalışmaktan çok daha destekleyicidir. Çünkü çocuk, yaşadığı duygunun kabul edilebilir olduğunu ve zor duyguların da zamanla hafifleyebileceğini öğrenir.

Çocuğumuzun her zaman mutlu olmasını sağlamak zorunda değiliz. Onun mutlu olmadığı anlarda da yanında olabilmek önemlidir.

Çocuğumuzun Yerine Çözüm Bulmak mı, Çözüm Bulmasına Yardımcı Olmak mı?

Bir çocuk bir sorunla karşılaştığında yetişkinin yaklaşımı, çocuğun o sorunu nasıl anlamlandırdığını ve gelecekte benzer durumlarla nasıl baş edeceğini etkileyebilir.

Çocuğumuzun yerine karar vermek ya da sorunu doğrudan çözmek yerine, ona düşünme ve deneme fırsatı sunabiliriz.

Örneğin, arkadaşının onunla oynamak istemediğini söyleyen bir çocuğa hemen arkadaşını aramak ya da durumu açıklamak yerine şu soruları sorabiliriz:

  • “Bu olduğunda neler hissettin?”

  • “Sence başka neler yapabilirsin?”

  • “İstersen birlikte seçenekleri düşünebiliriz. Sen ne yapmak istersin?”

Bu yaklaşım, çocuğun kendi duygularını tanımasına, farklı seçenekleri değerlendirmesine ve kararlarının sorumluluğunu yaşına uygun biçimde üstlenmesine yardımcı olur.

Elbette her durumda çocuğun kendi başına çözüm bulmasını beklemek doğru değildir. Özellikle güvenliğini tehdit eden durumlarda, zorbalıkta veya çocuğun gelişim düzeyini aşan sorunlarda yetişkinin koruyucu ve aktif bir rol üstlenmesi gerekir.

Ama güvenli ve gelişimine uygun durumlarda çocuğa deneme fırsatı vermek, onun yapabileceklerine duyduğumuz güveni de gösterir.

Çocuğumuzun Her Sorununu Çözmezsek Kendini Yalnız Hisseder mi?

Burada ince ama önemli bir ayrım vardır: Çocuğu kendi başına bırakmak ile kendi başına yapabileceklerine inanmak aynı şey değildir.

Çocuğumuza “Bunu kendin hallet.” diyerek onu duygusal olarak yalnız bırakmak başka, “Bu senin için zor görünüyor. İstersen birlikte düşünebiliriz.” diyerek yanında durmak başkadır.

Çocukların hem desteğe hem de bağımsızlaşmaya ihtiyaçları vardır. Bu iki ihtiyaç birbirinin karşıtı değildir. Aksine, kendisini güvende hisseden bir çocuk yeni şeyler denemek ve zamanla daha bağımsız hareket etmek için daha fazla fırsat bulabilir.

Buradaki amaç, çocuğun hiç zorlanmaması değil; zorlandığında yardım isteyebileceğini bilmesi ve ihtiyaç duyduğunda destek alırken kendi becerilerini de geliştirebilmesidir.

Peki, Ebeveyn Olarak Ne Yapabiliriz?

Çocuğumuzun karşılaştığı her sorunu çözmek yerine ona eşlik etmeyi öğrenmek için günlük yaşamda bazı küçük değişiklikler yapabiliriz:

1. Hemen müdahale etmek yerine biraz bekleyin.

Çocuğunuz bir şeyle uğraşırken zorlandığında hemen yardım etmek yerine ona denemesi için zaman tanıyın. Bazen ihtiyacı olan şey, yalnızca biraz daha zamandır.

2. Önce duygusunu anlamaya çalışın.

Çözüm önermeden önce ne hissettiğini anlamaya çalışın. “Buna çok kızmış gibisin.” ya da “İstediğin gibi olmayınca hayal kırıklığı yaşadın.” gibi ifadelerle duygusunu fark etmesine yardımcı olun.

3. Onun yerine düşünmek yerine birlikte düşünün.

“Şimdi ne yapmalısın?” diye yönlendirmek yerine “Sence neler yapabiliriz?” diye sorabilirsiniz. Böylece çocuğunuzun kendi fikirlerini üretmesine alan açarsınız.

4. Hata yapmasına ve sonuçlarından öğrenmesine izin verin.

Yaşına ve güvenliğine uygun olduğu sürece, her hatayı önlemek zorunda değilsiniz. Hatalar, çocukların kendilerini tanımaları ve farklı yollar denemeleri için fırsat olabilir.

5. Kendi kaygınızı fark edin.

Çocuğunuz zorlandığında hemen müdahale etme isteğinizin ne kadarının onun ihtiyacından, ne kadarının sizin yaşadığınız kaygıdan kaynaklandığını düşünün. Bu farkındalık, daha dengeli tepkiler vermenize yardımcı olabilir.

Bazen En Büyük Destek, Hemen Çözüm Sunmamaktır

Çocuğumuzun hayatını kolaylaştırmak istememiz son derece doğaldır. Ancak çocuk yetiştirmek, onun karşılaşacağı bütün zorlukları ortadan kaldırmak anlamına gelmez.

Asıl mesele, çocuğumuzun her zaman güçlü olmasını beklemek ya da bütün sorunlarını kendi başına çözmesini istemek de değildir. Önemli olan, zorlandığında yanında olduğumuzu hissettirirken kendi gücünü keşfetmesine fırsat vermektir.

Çünkü çocuklar yalnızca bizim onlar için yaptıklarımızla değil, kendilerinin yapabildiklerini deneyimledikçe de gelişirler.

Belki de bazen kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:

“Çocuğumun bu sorunu hemen çözülmeli mi, yoksa bu sorunu çözmeyi öğrenirken yanında olmam yeterli mi?”

Her zaman doğru cevabı bulmak zorunda değiliz. Ebeveynlik, her sorunu kusursuzca çözmekten çok, çocuğumuzun ihtiyaçlarını anlamaya ve onunla birlikte gelişmeye devam ettiğimiz bir süreçtir.

Psikolog & Aile Danışmanı Betül Bulut Yazıcıoğlu

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Neden Anlaşılmak Yerine Haklı Çıkmaya Çalışırız?

Birisi bize bir davranışımızın onu üzdüğünü söylediğinde ne yaparız? Onu dinlemeye mi çalışırız, yoksa hemen kendimizi açıklamaya mı başlarız? “Ben öyle demek istemedim.” "Sen de beni yanlış anladın.”

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin*
logo
© 2025, asalpsikoloji, tulayasalkara, tulayasalkaraakademi, asalpsijolojiakademi, asalakademi; Tülay Asal Kara ve Asal Psikolojik Danışmanlık Merkezi bünyesine aittir.
  • Facebook Sosyal Simge
  • Instagram Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge
bottom of page