İyi Oluş Bir Varış Noktası Değildir
“İyi ol” deriz birbirimize.
“İyi misin?” diye sorarız.
Bazen de kendimize, “Artık iyi hissetmek istiyorum.” deriz. Peki gerçekten iyi oluş hâli nedir?
Her gün mutlu uyanmak, hiç kaygılanmamak, üzülmemek ya da hayatımızda hiçbir sorun yaşamamak mı?
Aslında hayır.
İyi oluş hâli, hayatımızdaki tüm zorlukların ortadan kalkması değil; zorluklarla karşılaştığımızda kendimizle kurduğumuz ilişkinin daha sağlıklı hâle gelmesidir.
Bazen üzgün olabiliriz. Bazen kaygılanabilir, yorulabilir, yalnız hissedebiliriz. Bütün bunlar insan olmanın bir parçasıdır. İyi oluş, bu duyguları hayatımızdan çıkarmaya çalışmak yerine onları fark edebilmek, anlamlandırabilmek ve kendimize alan açabilmektir.
Belki de iyi oluşu bir “ulaşılması gereken hâl” olarak görmek yerine bir süreç olarak düşünmek daha gerçekçidir.
Bazı günler kendimizi daha enerjik ve umutlu hissederiz. Bazı günler ise sadece günü tamamlamak bile yeterince büyük bir çaba olabilir.
Her gün aynı hissetmek zorunda değiliz.
İyi oluş; her zaman güçlü olmak değil, gerektiğinde desteğe ihtiyaç duyduğumuzu fark edebilmektir. Her şeyi tek başımıza çözmek değil, ihtiyaç duyduğumuzda yardım isteyebilmektir. Sürekli olumlu düşünmek değil, yaşadığımız duyguların hepsine yer açabilmektir.
Kendimize nasıl davranıyoruz?
İyi oluş hâlinden söz ederken çoğu zaman dış koşullarımıza odaklanırız. İşimiz nasıl gidiyor? İlişkilerimiz nasıl? Hayatımızda istediğimiz şeylere sahip miyiz?
Oysa önemli bir soru daha var:
“Ben kendime nasıl davranıyorum?”
Bir hata yaptığımızda kendimizle nasıl konuşuyoruz?
Yorulduğumuzda dinlenmemize izin veriyor muyuz?
Her şeyi kontrol edemediğimizde kendimize kızıyor muyuz?
Yoksa kendimize, sevdiğimiz bir arkadaşımıza göstereceğimiz anlayışı gösterebiliyor muyuz?
Kendimizle kurduğumuz ilişki, iyi oluş hâlimizin önemli bir parçasıdır.
Ve “İyi olmak zorundayım.” demek yerine bazen kendimize şu soruyu sorabilmek:
“Şu anda kendimi biraz daha iyi hissetmek için kendime ne verebilirim?”
Belki cevap büyük bir şey değildir.
Belki biraz dinlenmek, biraz anlaşılmak, biraz şefkat…
Ve belki de iyi oluş, tam olarak böyle küçük anlarda başlar.
Psk. Dan. Bersu Çavuş



Ne kadar güzel bir anlatım çok teşekkür ederiz iyi olmak insanın kendinde başlayıp etrafa yaydığı bir ışık misali