top of page
Bir Çocuk Neden Gerçeği Söylemekten Korkar?

Bir Çocuk Neden Gerçeği Söylemekten Korkar?

24 Eyl
3 dakikada okunur

“Ben yapmadım.”

“Bilmiyorum.”

“Hatırlamıyorum.”

“Öyle olmadı.”

Çocukların gerçeği sakladığı ya da olanı değiştirdiği anlarda çoğu ebeveynin aklına gelen ilk soru genellikle aynıdır: “Neden bana doğruyu söylemiyor?”

Oysa bazen asıl sorulması gereken soru biraz daha farklıdır:

“Doğruyu söylediğinde ne olacağını düşünüyor olabilir?”

Çünkü bir çocuğun gerçeği söylememesi her zaman yalan söylemeyi tercih ettiği anlamına gelmez. Bazen çocuk gerçeği söylemek ile kendini korumak arasında sıkışır. Kızılmaktan, cezalandırılmaktan, hayal kırıklığı yaratmaktan ya da ebeveyninin gözündeki değerini kaybetmekten korkabilir.

Özellikle küçük yaşlarda çocuk için bir davranışın sonucu ile kendisinin “iyi” ya da “kötü” olması birbirine çok kolay karışabilir.

“Bunu yaptım.” cümlesinin ardından,

“Annem bana kızacak.”

“Babam benimle hayal kırıklığına uğrayacak.”

“Beni artık iyi bir çocuk olarak görmeyecek.”

gibi düşünceler ortaya çıkabilir.

Ve çocuk bazen gerçeği saklayarak aslında yaptığı davranışı değil, kendisini korumaya çalışır.

Peki çocuklar neden gerçeği saklar?

Bunun tek bir nedeni yoktur.

Kimi zaman çocuk yaptığı davranışın sonucundan korkar. Kimi zaman ebeveyninin vereceği tepkiden çekinir. Kimi zaman da “Doğruyu söylersem daha kötü olacak” diye düşünür.

Örneğin bir çocuk vazoyu kırdığında, “Vazoyu ben kırdım.” demek yerine “Kedi yaptı.” diyebilir.

Burada yalnızca bir yalan görürsek çocuğun davranışını düzeltmeye odaklanırız.

Ama davranışın arkasına baktığımızda başka bir soru ortaya çıkar:

Çocuk neden gerçeği söylemenin güvenli olmadığını düşündü?

Belki daha önce hata yaptığında yoğun bir tepkiyle karşılaştı. Belki küçük bir yanlışın ardından uzun süre eleştirildi. Belki de “Bunu nasıl yaparsın?” gibi cümlelerle karşılaştığında, yaptığı davranış ile kendi kişiliğini birbirinden ayırmayı henüz öğrenemedi.

Çocuk için “Bir hata yaptım.” ile “Ben kötü bir çocuğum.” arasındaki fark her zaman bizim kadar net değildir.

Çocuğun korktuğu şey bazen ceza değil, ebeveyninin hayal kırıklığıdır.

Çocukların gerçeği saklama nedenlerinden biri de ebeveynlerini hayal kırıklığına uğratma korkusudur.

Özellikle “uslu”, “başarılı”, “sorumluluk sahibi” ya da “sorun çıkarmayan” çocuk olma beklentisini yoğun biçimde hisseden çocuklar, hata yaptıklarında yalnızca cezadan değil, ebeveynlerinin sevgisini veya onayını kaybetmekten de endişelenebilir.

“Annem benimle gurur duyuyor.”

“Babam bana güveniyor.”

gibi düşünceler çocuk için çok değerlidir.

Bu nedenle bazen gerçeği söylememek, onun açısından bir “kötülük” değil, ilişkiyi koruma çabası haline gelebilir.

“Bana her şeyi anlatabilirsin” demek yeterli mi?

Aslında çocukların bize güvenmesini yalnızca söylediğimiz cümleler belirlemez.

Çocuk, bizim tepkilerimizi de hatırlar.

“Bana her şeyi anlatabilirsin.”

derken yüzümüzdeki öfkeyi,

“Doğruyu söyle, sana kızmayacağım.”

derken sonrasında verdiğimiz tepkiyi,

“Bir daha asla yalan söyleme.”

derken daha önce yaşananları da göz önünde bulundurur.

Bu nedenle güven yalnızca sözle kurulmaz; tekrarlanan deneyimlerle oluşur.

Çocuk defalarca hata yaptığında yanında sakin kalabilen, davranışı ile kişiliğini birbirinden ayırabilen ve önce ne olduğunu anlamaya çalışan bir yetişkin gördüğünde, zamanla şu mesajı öğrenmeye başlar:

“Bir hata yaptığımda da gerçeği söyleyebilirim.”

Peki bu, çocuğun yaptığı yanlışı görmezden gelmek anlamına mı gelir?

Hayır.

Güvenli bir ilişki, sınırların olmadığı bir ilişki değildir. Çocuk gerçeği söylediğinde onu dinlemek, yaptığı davranışın sonuçlarını ortadan kaldırmak anlamına gelmez. Tam tersine, çocuk için çok daha öğretici bir süreç yaratabilir.

Örneğin:

“Vazoyu kırdığını bana söylediğin için teşekkür ederim. Şimdi birlikte bunu nasıl düzeltebileceğimize bakalım.”

demek ile,

“Yine mi sen? Sana kaç kere dikkatli ol dedim!”

demek aynı davranışın ardından çocuğa bambaşka iki mesaj verir.

İlkinde çocuk hem yaptığı davranışın sorumluluğunu almayı hem de gerçeği söylemenin mümkün olduğunu öğrenir.

İkincisinde ise çocuk bir sonraki hatasında gerçeği saklamanın daha güvenli olduğunu düşünebilir.

Buradaki amaç çocuğun hiçbir şeyden korkmamasını sağlamak değil; hata yaptığında gerçeği söyleyebilecek kadar güvende hissetmesini sağlamaktır.

Belki de asıl soru şu:

Çocuğumuz hata yaptığında ilk tepkimiz ne oluyor?

Önce kızıyor muyuz? Hemen çözüm üretmeye mi çalışıyoruz? Yoksa bir an durup,

“Bana bunu anlatmak senin için zor olmuş olabilir.” diyebiliyor muyuz?

Çünkü çocukların dürüstlüğü yalnızca onlara “Yalan söyleme.” demekle gelişmez.

Dürüstlük, gerçeğin cezadan daha güvenli olduğu bir ilişki içinde büyür.

Çocuğumuzun bize her şeyi anlatmasını beklemek yerine, ona şunu hissettirebilmek belki de daha değerlidir:

“Bir hata yapabilirsin. Yanlış bir karar verebilirsin. Korkabilirsin. Ama bunların hiçbirinde bana gerçeği söylemekten korkmak zorunda değilsin.”

Çünkü bir çocuk için güven, her zaman doğru şeyi yapabilmek değildir.

Bazen yanlış yaptığında bile gerçeği söyleyebileceği bir yetişkinin var olduğunu bilmektir.

Psikolog & Aile Danışmanı Betül Bulut Yazıcıoğlu

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Neden Anlaşılmak Yerine Haklı Çıkmaya Çalışırız?

Birisi bize bir davranışımızın onu üzdüğünü söylediğinde ne yaparız? Onu dinlemeye mi çalışırız, yoksa hemen kendimizi açıklamaya mı başlarız? “Ben öyle demek istemedim.” "Sen de beni yanlış anladın.”

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin*
logo
© 2025, asalpsikoloji, tulayasalkara, tulayasalkaraakademi, asalpsijolojiakademi, asalakademi; Tülay Asal Kara ve Asal Psikolojik Danışmanlık Merkezi bünyesine aittir.
  • Facebook Sosyal Simge
  • Instagram Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge
bottom of page