top of page

Ergenin Dünyasında Aile ve Arkadaş Çatışması

  • 4 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Ergenlik, çocuğunuzun kendini keşfettiği, ebeveynleri olarak sizin ise bu değişime ayak uydurmaya çalıştığınız çatışmalı bir dönemdir. Bebeklik ve çocukluk döneminde çocuğunuz sizin desteğinize muhtaçtır, size duyduğu yoğun ihtiyaçtan dolayı onun hayatındaki varlığınız hayati önem taşımaktadır ancak ergenlik döneminde sizin deneyiminiz şu olabilir; “çocuğum için artık tek önemli şey arkadaşları ve telefonda geçirdiği vakit!”.

Çocuğunuzdan bu dönemde: 

  • “Siz beni anlamıyorsunuz ama arkadaşım anlıyor.”

  • “Ben çocuk değilim, karışmayın.”

  • “Herkes çıkabiliyor, sadece ben mi evdeyim?” gibi cümleler duyuyor olabilirsiniz. 

Ergenlik döneminde çocuğunuzun kendine ait özel alanları oluşmaya başlar. Arkadaşları arasından kendine daha yakın “sırdaşlar,” arar; bunun sonucunda anne-babalarıyla paylaşmak istemedikleri bazı deneyimlerini ve duygularını bu arkadaşlıklarında paylaşırlar. Bir ebeveyn olarak bu durumda, çocuğunuza dair bilmediğiniz bir alan oluşur; bu da çocuğunuzun tamamen kontrolden çıkabileceği yönünde sizi endişelendirir. 

Arkadaşlarla geçirilen zamanın artması ve bilinmezliği çocuğunuzun güvenliği konusunda endişe etmenize sebep olur. Ergen bu dönemde ayrı bir birey olma “deneyleri” yapar. Bu deneyleri yaparken onun için en önemli nokta: “ben olduğum halimle, seçimlerimle, kusurlarımla ve güçlü özelliklerimle kabul ediliyorum” hissini yaşamaktır, ergen her yerde bunu arar.


Ergenlik döneminde arkadaşlık neden bu kadar önemli hale gelir?


1) ”Ben kimim?” sorusunun cevabını aramak

Ergenlik döneminde çocuğunuz “ben kimim?” sorusunun cevabını arar. Bu soruya eşlik eden diğer sorular şunlar olabilir;

  • Beni diğerlerinden ayıran ne?

  • Kimlerle kendimi yakın hissediyorum?

  • İnsanlar beni nasıl görsün istiyorum?

  • Gelecekte ne yapmak istiyorum?

  • Neleri seviyorum, nelerden hoşlanmıyorum?

  • Olduğum halimle kabul ediliyor muyum?

  • Kendi kararlarımı verebilir miyim?

Bu soruların net cevapları genelde hemen oluşmaz. Çocuğunuz; arkadaşlarıyla ilişkisindeki; çatışmalar ve deneyimler üzerinden bu soruların cevabını yaşayarak bulur. Aile içinde öğrendiği ilişki kurma biçimlerini akran ilişkilerinde dener; eşitlik, yakınlık, sınır koyma, liderlik, uyum sağlama ve kabul görme gibi deneyimleri burada yaşayarak yetişkin ilişkilerine hazırlanır.  


2) Bir gruba ve topluma “aidiyet duygusu” geliştirmek

Ergen, çocukluktan getirdiği "anne-babasının çocuğu" kimliğinden çıkmaya çalışırken bir boşluğa düşer. Arkadaş grubu ihtiyacı olan duyguyu ona verir: "Bak, ben de senin gibi hissediyorum, ben de senin gibi giyiniyorum, ben de senin gibi otoriteye (bir öğretmene, siyasi bir figüre, anne ve babaya) öfkeleniyorum." Bu yansıma, ergene "yalnız ve tuhaf değilim, bir grubun parçasıyım" mesajını iletir ve çocuğunuzu duygusal anlamda rahatlatır. 


3)  En yakın arkadaş edinmek

Arkadaş çok fazla olabilir ancak "sırdaş" yani bir “en yakın arkadaş” edinmek ergenlikte önemli bir yerdedir. Bir arkadaşının sırrını tutabilmek ya da ona kendi iç dünyasını açabilmek, çocuğunuzun ileride kuracağı derin ve güvene dayalı ilişkilerin temelini oluşturur. Ergenlik döneminde yapay ve risksiz sırlar oluşturulabilir, çocuğunuz sadece güvene dayalı bir deneyin ortasındadır.  Bu noktada ona baskı yapmak, onu arkadaşına "ihanet etmeye" zorlamak demektir, ki bu durum ergeni çok fazla strese sokar, size öfkelenebilir, arkadaşına karşı ya da size karşı duyduğu yoğun suçluluk onu sıkıştırır. Arkadaşına ihanet ettiğinde kendine dair “güvenilir bir insanım” algısı zedelenebilir. 



Ergenlik döneminde sağlıklı ayrışma nedir?


Sağlıklı olan uzaklaşma şu özellikleri taşır:

  • Çocuğunuz zorlandığında, güvenliği tehdit altında olduğunda size gelebilir, tamamen içine kapanmaz.

  • Her şeyi paylaşmak istemeyebilir, bu normaldir; ancak tamamen kapalı ve erişilemez değildir.

  • Kıyafet, arkadaş, ilgi alanı gibi konularda seçim yapar ama sizinle tamamen kuralsız-sınırların olmadığı bir ilişki içinde değildir. 

  • Amaç aileden kopmak değil, “ben kimim?” sorusuna cevap aramaktır.

  • Çocukluktaki bağımlı ve muhtaç ilişki yerini daha dengeli ve saygılı bir ilişkiye bırakır.

Ergenlik döneminde çocuğunuz “Senin yanında, sana tamamen bağımlı olmadan,  kendim olarak var olmayı öğreniyorum” demeye ihtiyaç duyar. Eğer bu süreç soğukluk, tamamen kopma, yoğun ve onarılmayan öfke ya da ebeveynin tamamen dışlanması şeklinde ise, bu artık sağlıklı ergenlikten çok bir zorlanmaya işaret edebilir.


Ebeveynin Rolü Ne Olmalıdır?


Ergen fikirleri ile, davranışları ile size karşı çıkar, bu olması gereken bir gelişimsel özelliktir. Bu noktada onunla yeni ve farklı olan fikirlerini bir kavgaya dönüşmeden tartışabilirsiniz, bu fikirleri ciddiye almanız onun için çok önemlidir. Farklı siyasi, dini ya da yaşam stillerini neden benimsediğini, bunları neden değerli bulduğunu bir çatışma-alaycılık olmadan dinlediğinizde kabul edildiğini hisseder.

Ergen, ebeveyniyle çatışırken aslında bir yandan da şunu test eder: "Sana karşı çıksam da, senden farklı düşünsem de hala senin için değerli ve kabul edilebilir miyim?" Burada ergenin öfkesini veya bağımsızlık çabasını kişisel bir saldırı olarak görmeyip, bu duygunun altındaki bireyleşme çabasını fark etmeniz  çok önemlidir. Ergen her ne kadar "Beni rahat bırak," dese de, arka planda ebeveyninin onun hayatını sessizce takip ettiğini bilmek ister.


Çocuğunuz kurduğu arkadaşlıklarda çeşitli roller denerken, sizin gözünüzde değerli ve sevilebilir olduğunu bilmek ister. Bunu bilen bir çocuk ve sizin aranızda güvenli bağ oluşur, bu da onu dış dünyadaki tehlikelerden korur. 


Uzman Psikolojik Danışman Şeyma Akkuş

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


LOGO.png
© 2025, asalpsikoloji, tulayasalkara, tulayasalkaraakademi, asalpsijolojiakademi, asalakademi; Tülay Asal Kara ve Asal Psikolojik Danışmanlık Merkezi bünyesine aittir.
  • Facebook Sosyal Simge
  • Instagram Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge
bottom of page